|
Şenkaya'ya
bağlı Gezenek
Köyü
tarihi süreç içerisinde Bizanslılar,
Selçuklular, Akkoyunlular,
Saltukoğulları vb.
çok değişik milletlerin egemenliği altında
kalmış, Yavuz
Sultan Selim Han'ın Erzurumu
1514'de Akkoyunlular
dan alıp Osmanlı topraklarına katmasıyla
Osmanlı egemenliği altına girmiştir.
1878-79 yıllarında (93 harbi ) Rus istilasına uğrayan
ve " Elviye-i
Selase "(üç
sancak bölgesi içerisinde yer alan Oltu
sancağına bağlı , Kosor
nahiyesinin bir köyü olan "Örtülü
köyü "(şimdiki
Şenkaya) ve
Bardız çayının
yukarısında bulunan bütün köyler 1878 yılında
yapılan Ayestefenos
antlaşması ile Kars
vilayetine bağlanarak harp
tazminatı olarak Rus yönetimine bırakılmıstır.
Bu gün köyün altından akan Bardız
Deresi 1917 yılına
kadar Rusya ile
Osmanlı İmparatorluğu
arasında sınır teşkil etmiştir. Bu tarihten
sonra Ruslar Ermeni ve Rumlardan oluşan azınlıkları bölgeye getirerek yerleştirmişler,bu
olumsuz gelişme 1918 yılına kadar devam etmiştir.
Şenkaya 'nın
bir çok köyüne Ermeniler ve Rumlar yerleşmişti (köylerin eski
isimlerininde türkçe olmayışının sebebi budur) . Köyümüzde türkler yaşıyordu
fakat Rumlar gelince hepsi Anadolunun içeri kısımlarına göçtüler,böylece
Rumlar tam 33
sene köyde yaşadılar
ta ki Türk askeri bölge ye gelinceye kadar. Rumlar bu zaman sürecinde köy de
kilise,evler ve mezarlıklar kurdular. Şu an köyün camisinin yerinde önceden
bir kilise varmış ve yukarı Çançır denilen
yerde büyük bir mezarlık var. Ayrıca eski
yayla denilen
yerde onların yaylasıydı evlerin kalıntıları hala
var,buranın suyunu da ağaç borularla
yukarı Çançır dan
getirmişler(bu borular hala yerli yerinde duruyorlar).Köydeki Rumlar
geleneklerine çok bağlıydılar. Kırk gün pehriz tutuyorlardı ve bu sürede
hiç canlı(et,süt,peynir,yumurta vb.) yemiyorlardı. Voşkalara çaşır turşusu
vuruyorlardı,çaşırı çok kullanıyorlarmış. Hıristiyan
oldukları için Paskalya Bayramını
da kutluyorlarmış. Yumurtaları renkli renkli
boyuyorlar ve öylece yutmaya çalışıyorlar,inanışlarına göre onu tam
yutabilen cennetlik birisi oluyormuş. Köyde ölen birinin ayaklarına yedi çift
çorap dikip giydiriyorlarmış ve ölünün bir eline sopa bir eline ekmek sıkımı
veriyorlarmış,bunun sebebi ahirette
Hz. İsa yanına
geldiğinde eğer yüzü gülümsüyorsa ekmek sıkımını veriyor eğer yüzü
asık ise sopa yı gösterip
korkutup kaçırıyormuş. Yılın belli zamanları bütün çevre köylerdeki
Rumlar Veng(TimurKışla)
deki büyük kilisede
toplanıyorlarmış. Köyün en bakımlı evi Papazın eviymiş,duvarları
resimlerle kaplıymış ,kilisenin içi de resimlerle kaplıymış ve bu
resimlerin değerli olduğunu bilmeyen köylülerimiz bunları harap edip dağıtmışlar.
Kilisedeki çanı da köyden dışarı atmışlar.
Rumlar zengin değildiler .Geçim kaynağı hayvancılıkmış,
herkesin genellikle keçisi var ve herkes kendi hayvanını
kendisi yayıyormuş. Köyde herkesin evinde fırını varmış ve somun
ekmek pişiriyorlarmış(onların kullandıkları büyük
hamur tekneleri son 20-30
sene ye kadar köyde
kullanılıyormuş fakat şu anda yok).Ermeni ve Rumlar
Türkiye den
yavaş yavaş göç etmeye başlamışlar Türklerin
doğu ya gelmeleriyle. Eskiden bu köyde yaşayan Türkler Rumların gidişiyle
ana yurtlarına geri döndüler. Fakat hala köyde Rumlar varmış(hepsi gitmemişti).Türkler
ve Rumlar tam 3 yıl köyde beraber yaşamışlar,bir arada çok mutlu yaşamışlar(Rumlar
dürüst insanlarmış, hırsızlık hiç olmazmış ve
Türkçe konuşabiliyorlarmış).Artık
Rumlar tamamen Türkiye den çıkmaya başladılar (türklerin bu bölgeye
gelmesi ile) ve göçünü
toplayan yukarı çançır
dan Kars
a doğru gitmişler. Köyden ayrılırken de " Kör
olasın Posik arkaşelek
geldik arkaşelek gidiyoruz" diyerek Allahuekber dağlarının yamaçlarında
yola dizildiler.
: YAZININ KAYNAKLARI
:
Osmanlı Devlet Arşivi
|ALLAHUEKBER ŞEHİTLERI
|
|
|
|